GELIŞEN TOPLULUKLAR

Laboratuvar önlüğü giymiş bir kadın ve iki çocuk bir masada resim yapıyor

İnsanların daha iyi hayatlar yaşamalarına yardımcı olacağız. Sosyal sorumluluğumuz; fırsat eşitliğini teşvik etmek, çeşitliliği güçlendirmek ve insan haklarına saygı duymaktır. Çalışanlarımıza yaşam boyu öğrenme olanakları, cazip ve sağlıklı bir çalışma ortamı sunuyoruz. Dünya çapında sosyal ilerlemeyi ve eğitime erişimi savunuyoruz ve acil durumlarda yardım sağlıyoruz.


Henkel Sustainability Film 2022_Support equity, education and wellbeing

Eşitlik

Çeşitliliği & Kapsayıcılığı güçlendirmek, ‘İnsan Hakları’na saygı göstermek ve insanların geçim kaynaklarını artırmak.

Eşitsizlikleri azaltmak ve bunu yaparken kimseyi atlamamak – bu ilke, anlamlı sosyal ilerlemenin anahtarıdır. Son yıllarda bu ilerlemeye karşı ciddi tehditler meydana gelmekte. Dışlayıcı tavrı ve ayrımcılığı yoğunlaştıran, dünyanın birçok ülkesinde sosyal kalkınmaya zarar veren global sorunlar yaşanmakta.

Biliyoruz ki eşitlik anlayışı, kriz dönemlerinde ilerlememize katkıda bulunabilecek çözümlerin başında gelmektedir. Bu sebeple gündemimizi oluştururken, bu bakış açısı ile eylemlerimizin dönüşümsel etkisini merkeze alacak şekilde hareket ederiz. Eşitlik, farklı konular arasındaki köprü ve tüm alanlardaki faaliyetlerimizin ardındaki itici güçtür.

Toplumsal hayatlarımız ve iş yerlerimizde, insanlar için tüm farklılıklarımızı kucaklayacak şekilde bir aidiyet duygusu oluşturmak, yaratıcılığı ve yeniliği teşvik etmek için hayati önem taşır. Farklı seslere kulak vermek, farklı bakış açılarını ve düşünme biçimlerini anlamak hepimiz için olmazsa olmazdır. Ortak amacımız, çalışma arkadaşlarımızın güvende hissettikleri bir kurumsal kültür inşa ederek, inisiyatif almaya teşvik edildikleri, proaktif düşünebildikleri ve yeni fikirler paylaşmaya açık olabildikleri bir ortam yaratmaktır.

Bu konuda şirketlerin olumsuz etkileri azaltma ve olumlu koşulları sağlama konusundaki büyük rolünü önemsemekteyiz.

Çeşitlilik, Eşitlik & Kapsayıcılık Aidiyet Duygumuzu Güçlendirir

Henkel'de, Çeşitlilik, Eşitlik & Kapsayıcılık (DEI), iş ortamımızın olmazsa olmazıdır ve kurumsal kültürümüzün en önemli yapı taşlarından biridir. Aidiyet kültürünü teşvik etmeyi amaçlıyor ve çeşitliliğimizin tam potansiyelini ortaya çıkarmak için eşitliği hedefliyoruz. İş gücünde çeşitliliğin yanı sıra açık ve takdir eden bir kurumsal kültürün, küreselleşmiş bir dünyada önemli başarı faktörleri olduğuna inanıyoruz. Farklı bakış açıları, kültürler ve düşünme biçimleri, giderek çeşitlenen pazarlarımızın ve paydaşlarımızın ihtiyaçlarını, yaratıcı ve yenilikçi ürünler, hizmetler ve çözümlerle karşılama olanağımızı artırır. Çeşitli eğitim programları ve kurslar aracılığıyla, çeşitliliğin anlaşılmasını ve içselleştirilmesini amaçlarken kapsayıcı bir kurumsal kültürü teşvik ediyoruz.

Eşitlik konusundaki kararlılığımızı somut tedbirlerle desteklemek amacıyla, 2023 yılında cinsiyetten bağımsız ebeveyn izni uygulamamızın hayata geçirildiğini duyurduk. Bu yeni global yönergeler, 2024 yılı boyunca tüm çalışanlarımız için sekiz haftalık cinsiyetten bağımsızebeveyn izni sağlıyor. Bu uygulama, biyolojik ebeveyn olmaktan bağımsız olmakla birlikte, ister anne ister baba olsun tüm ebeveynler için ücretli ebeveynlik iznine hak kazanacakları anlamına geliyor.

İnsan haklarına saygı taahhüdümüz

Henkel, etik ilkeler ve yasalar çerçevesinde faaliyet gösterme konusunda net bir politikaya sahiptir. Bu yaklaşım, uluslararası düzeyde kabul gören insan haklarına saygı taahhüdümüzle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Henkel'in “Misyon ve İlkeler” belgesi, 1994 yılında sosyal değerlere ve standartlara saygının şirket politikamızın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamıştır.

Eğitim

Çalışanların ve toplulukların yaşam boyu öğrenimini ve eğitimini desteklemek, tüketicilerin sürdürülebilirlik için harekete geçmesini sağlamak.

Eğitim, pozitif değişimi mümkün kılan en güçlü araçlardan biridir. Eğitim, insanların yoksulluktan kurtulmaları, eşitsizlikleri azaltmaları ve sağlıklı kalmaları için bilgi ve beceri kazanmalarını sağlar. Eğitim ve ömür boyu öğrenme, doğuştan gelen haklar olmalarının yanı sıra diğer hakları gerçekleştirmenin bir yolu olarak, stratejimizi yönlendiren temel unsurlardır.

Sürekli öğrenme, yenilik ve yaratıcılığı teşvik eder. Öğrenme ve gelişme, günlük çalışma hayatımızın önemli bir parçasıdır. Ancak iş ve günlük sorumluluklarımız dışındaki öğrenme pratikleriyle gelişme fırsatı da aynı derecede önemlidir. Geleneksel öğrenme yöntemlerinin aksine, bilgi, beceri ve bakış açısı üzerinde güçlü bir vurgu yapan, bütünlükçü ve katılımcı bir yaklaşımı benimseyen, yenilikçi programlara odaklanıyoruz.

Bu öğrenme yaklaşımı, sadece çalışanlarımızla sınırlı kalmayıp, müşterilerimize ve faaliyet gösterdiğimiz toplumlara kadar uzanır. Faaliyetlerimiz, geleceğin zorluklarını aşma ve fırsatlara odaklanma noktasında yenilikçi fikirler, sürdürülebilir alışkanlıklar ve yeni dijital çözümler geliştirebilmeleri için insanları gereken beceri ve yetkinliklerle donanım sağlamayı amaçlar.

Sosyal Katılım

Çalışanlarımız, emeklilerimiz, müşterilerimiz, tüketicilerimiz, ortaklarımız ve yardım kuruluşlarıyla birlikte, iş faaliyetlerimizin ötesinde, global olarak topluma kalıcı bir katkıda bulunmaya taahhüt ediyoruz. Henkel'in taahhüdü, çalışanlarımızın gönüllü katılımı, yardım kuruluşlarıyla iş birlikleri ve doğal afetlere odaklanan acil yardım olmak üzere üç temel kategoriye dayanmaktadır.

Kurumsal vatandaşlık terimi, toplumu "Geleceğe uygun hale getirme" misyonumuzu yansıtır. Faaliyetlerimiz, insanlara eğitim aracılığıyla yenilikçi fikirler, sürdürülebilir alışkanlıklar ve gelecekteki zorlukların üstesinden gelerek fırsatları değerlendirebilmeleri için gereken beceri ve yetkinlikleri kazandırmayı amaçlar.

Eğitim Programları

Sürdürülebilirlik stratejimizi uygulamak söz konusu olduğunda çalışanlarımız; özverileri, becerileri ve bilgileri ile fark yaratmaktadırlar. Bu nedenle, çalışanlarımızın sürdürülebilirliğe olan bağlılığını artırmak istiyoruz. Mevcut eğitim olanaklarımızı bütünsel bir katılım programı içerecek şekilde genişlettik. Amaç, çalışanlarımızı Henkel'in sürdürülebilirlik alanındaki lider rolünün merkezinde yer alacak bilgi, beceri ve düşünce şekli ile donatmaktır. Ayrıca, gerek çalışma ortamlarında gerekse özel yaşamlarında sürdürülebilirliğe aktif olarak katılmaları için onları teşvik etmeye ve desteklemeye çalışıyoruz.

Buna ek olarak, toplumsal eğitim programlarımızı daha da genişletmeye kararlıyız. “Keşif Dünyası (Forscherwelt)” projesi, Henkel'in bilimsel okuryazarlığa en önemli katkılarından biridir.

Refah

Çalışanların, iş ortaklarının ve tüketicilerin refahını ve sağlığını pozitif yönde etkileyerek markalarımız aracılığıyla sosyal ilerlemeye destek olmak.

Refah (well-being) kavramı, giderek fiziksel, zihinsel ve sosyal yönleri birbirine bağlı olarak gören, daha bütünsel bir perspektiften değerlendirilmektedir. Henkel’in refah kavramına bakış açısı, bu bütünsel perspektifi temel alır.

Giderek hızlanan ve dijitalleşen bir dünyada, refah kavramının çalışma ortamlarımız için taşıdığı önem, bu kavrama yaklaşımımızı gözden geçirmemizi ve değişen koşullara uyum sağlayabilmeyi gerektirir. Refah kültürünü sürdürebilmek için kapsayıcı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım önemlidir. Fiziksel çalışma ortamının insanların refah halini ne şekilde etkilediğini anlamak, iş ortamlarımızın dönüşüm geçirdiği bir dönemde merkezi bir önem kazanmaktadır. Çalışanlarımızın ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek adına yaratıcılığı teşvik eden ve sorun çözme becerilerini destekleyen optimal bir çalışma ortamı yaratmak, iş yerlerimizi daha canlı ve keyifli ortamlara dönüştürmeyi gerektirir.

Zihinsel sağlık konusu, refah stratejimizin uygulanmasında kilit rol oynamaya devam etmektedir. Çalışanların refah ve sağlığı için dijital araçların kullanımını teşvik etmek, bu alanda oldukça pozitif ilerlemeler elde etmemizi sağlamaktadır.

Çalışanların iyiliği ve refahı üzerine bakış açımızı her geçen gün geliştirmeyi ve refah kavramını kurumsal kültürümüze bütünsel bir şekilde entegre etme taahhüdümüzü sürdürüyoruz.

Sağlığı ve refahı korumak/geliştirmek

Çalışanlarımızın sağlık ve refahını destekleyerek çevik, yüksek performanslı bir organizasyon oluşturmaya yardımcı oluyoruz. Bunun için global sağlık ve güvenlik standartlarını temel alıyor ve iş yeri risklerine karşı koruyucu sağlık programları sunuyoruz. İş yerlerimizde bu amaçla sunulan geniş hizmetlerin iki temel amacı bulunmaktadır: çalışanlarımızın fiziksel sağlığını teşvik etmek (sigarayı bırakma seminerleri, sağlık taramaları, AIDS önleme vb.) ve zihinsel canlılıklarını sürdürmek (stres yönetimi ve benzeri önlemler aracılığıyla).

Bu doğrultuda 2022 yılında, çeşitli etkinlikler aracılığıyla, çalışanların zihinsel dayanıklılığını artırmayı amaçlayan "The Journey to Myself” sağlık kampanyası başlatıldı. Kampanya boyunca bütünsel bir yaklaşımla, sağlığın zihinsel, fiziksel ve sosyal bileşenleri birlikte ele alındı. Dünya genelinde 2.650'den fazla çalışan, bu konuda “MentalScouts”, yani kendi şirket elçileri olarak eğitildi.

Her yıl düzenlenen global sağlık kampanyası; sağlığın zihinsel, fiziksel ve sosyal boyutlarını ele alan bütüncül bir yaklaşımdır. 2023 kampanyası "Eat Smart - Take Part" (Akıllı Beslen - Sen de Katıl) başlığını taşıyor ve insanları bir araya getirerek, kültürleri birleştirerek ve sağlıklı beslenme ve yemek pişirme konularını keşfetmelerini sağlayarak çalışanların zihinsel dayanıklılığını artırmayı amaçlıyordu. Global sağlık kampanyası bu yaklaşımla dünya genelindeki Henkel çalışanlarının yüzde 90'ından fazlasına ulaşmayı başardı.

Çalışma Hayatının Geleceği

Henkel'de sonuç odaklı bir performans ölçümü gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle, uzun yıllardır esnek çalışma modellerini teşvik ediyoruz. Güven kültürüne dayalı olarak, yarı zamanlı çalışma, esnek çalışma saatleri, yeni çalışma konseptleri ve uzaktan çalışma gibi uygulamalar işimizin doğal bir parçası. Çalışanlarımız için geleceğin iş yerini yaratmak istiyoruz.

Akıllı Çalışma, çalışanlarımızı ve organizasyonumuzu geleceğin iş dünyasına hazırlamayı amaçlayan bütüncül bir yaklaşımdır. Akıllı Çalışma, sadece uzaktan ve ofis çalışması arasındaki dengeyi nasıl kurduğumuza değil, aynı zamanda ofislerimizin çalışanlar arasındaki iş birliği ve yaratıcılığı nasıl daha iyi destekleyebileceğine, sağlık programımızı nasıl iyileştirebileceğimize ve dijital süreçlerimizin potansiyelini nasıl açığa çıkarabileceğimize odaklanmaktadır.